MUĞLA 1. İDARE MAHKEMESİ YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI DİLEKÇELERİMİZLE İLGİLİ 17 KURUMA TEBLİĞ EDİLDİ

Muğla 1. İdare Mahkemesinin 2010/342E. sayılı dosyasında 30.03.2010 tarihinde verdiği karar 07.04.2010 günü aşağıda yazılı 17 kuruma faks ve aps kargo ile tebliğ edilerek yürütmeyi durdurma kararına uymaları, kararı etkisizleştirecek işlemlerden kaçınmaları istendi.

Muğla Valiliği, Köyceğiz Kaymakamlığı, Köyceğiz İlçe Jandarma Komutanlığı,ÖÇKK Muğla İl Müdürlüğü, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Köyceğiz Orman İşletmesi Müdürlüğü, ÖÇKK Başkanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Muğla  Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ Genel Müdürlüğü, DSİ XXI. Bölge Müdürlüğü, DSİ 213.Şube Müdürlüğü, Muğla İl Özel İdaresi, Muğla İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Muğla Bayındırlık İl Müdürlüğü.

Dilekçe örneği aşağıdaki gibidir:

07.04.2010

İVEDİ ve GÜNLÜDÜR

MUĞLA İL ÖZEL İDARESİNE,

Muğla İl Özel İdaresi Sekreterliği ve bağlı birimlerinin ilgili Müdürlüklerinin dikkatine,

Özü; Mehmet Akat,,  Mahmut Yorulmaz, Durali Arslan, Mustafa Daşgın, İsmail Yıldırım, Cemal Sıkkın,   isimli yurttaşlar  tarafından Anayasanın 56.maddesi uyarınca  Muğla 1.İdare Mahkemesi’nin 2010/342 esas sayılı   dosyasında sayın Valiliğe karşı açılan davada;  davalı  Muğla Valiliği  tarafından Muğla  ili,  Köyceğiz ilçesi,  Yuvarlakçay üzerinde yapılması planlanan 3.40 mw gücündeki  ‘’Yuvarlakçay regülatörü ve Hidroelektrik Santralı (HES)’’    projesinin, faaliyet gücünün 10 MW’den düşük olduğundan ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirildiği ve faaliyetin gerçekleşmesinin ÇED Yönetmeliği kapsamında uygun olduğuna dair  21.08.2008 tarih ve 262 sayılı işlemin iptali davasında sayın mahkeme tarafından anılan işlemin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin 30.03.2010 gün ve 2010/342 no lu kararın  icaplarının   30 gün beklenmeden, gecikmeksizin uygulanması ve olası doğa katliamının önlenmesi  istemidir.

Anayasanın 138, 56  ve  İdari Yargılama Usulü Yasasının 28.  maddeleri uyarınca doğal kaynaklarımızı korumakla görevli ve ödevli , HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE inanan ve savunan  yurttaşların vekili  sıfatıyla sayın makamınıza  ilgi de belirtilen mahkeme kararının icaplarının gecikmeksizin uygulanması amacıyla başvuruda bulunmayı uygun bulduk.

Muğla  1. İdare Mahkemesinin anılan  yürütmenin durdurulması kararına  göre;;   Dava konusu  işlemin niteliği ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğurabilecek nitelikte bulunması nedeniyle, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar ,dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına , 30.03.2010 günü oybirliğiyle karar verilmiştir. (Bkz;Ek;1; 30..03.2010 günlü mahkeme kararı)

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun KARARLARIN SONUÇLARI başlığı  ile düzenlenen  28./1 maddesine göre;    Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; Mahkeme kararlarının otuz gün içinde kamu görevlilerince kasten yerine getirilmemesi halinde ilgili, idare aleyhine dava açabileceği gibi, kararı yerine getirmeyen kamu görevlisi aleyhine de tazminat davası açılabilir.

Anayasanın 138/4 maddesine göre;

‘’Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.’’

Muğla 1.İdare Mahkemesi   kararının icaplarını yerine getirmekle görevli-yetkili-sorumlu olan   Sayın Valilik ile bağlı birimlerin müdürlerini ve  Muğla ilindeki  sayın kamu görevlilerini   Muğla Valisi,  Muğla  İil Özel İdare Müdürlüğü Sekreteri, Muğla Çevre İl  Müdürü,Muğla Orman Bölge Müdürü ) ve diğer kamu görevlilerini,  Anayasanın 129. Maddesi ile düzenlenen ‘’Anayasaya sadakat İlkesi’’ ile 138 maddesinde belirtilen ‘’idarenin mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu ilkesine’’  uymaya davet ediyorum.

Kurumunuz kamu görevlilerinin anılan mahkeme kararına harfiyen uyacağı inancındayız.

Malumları  olduğu üzere ;  Yasal mevzuatımıza ve kökleşmiş Yargıtay ve Danıştay  ve A.İ.H.M. kararlarına göre; Her hangi bir kamu görevlisi ,yargı kararının icaplarını uygulamadığı veya başka idari işlemlerle arkasından dolandığı takdirde  bu  kamu görevlileri ,  Türk Ceza  Kanununun 257.(görevini kötüye kullanmak) maddesini ihlal ettikleri gibi aynı zamanda  Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu  uyarınca ‘’ağır kişisel kusur nedeniyle, kişisel  maddi ve manevi tazminat taleplerine’’ muhatap olacaktır.

9.7.1966 gün ve 1965/21 E-1967/7 K. Sayılı Danıştay İçtihadı Birleştirme kararında “…iptal davasına konu olan idari bir işlem  ve kararın Danıştay’ca iptal edildiği tarihten değil, idarece verildiği andan itibaren ortadan kalkacağı…’’ belirtilerek  ‘’iptal kararlarının geriye yürürlük ilkesine’’ yer verilmiştir. Bu karar,  yürütmenin durdurulması veya iptal kararı  verildiği andan itibaren,Danıştay’ın artık istikrar kazanmış ve kökleşmiş kararlarına göre;   iptali istenen tasarrufu  (ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirildiği ve faaliyetin gerçekleşmesinin ÇED Yönetmeliği kapsamında uygun olduğuna dair  21.08.2008 tarih ve 262 sayılı ÇED muafiyet işleminin  ve onun sonucu olan işlemleri  durduracağı ve bu tasarruf ve işlemlerin tesislerinden ve icralarından önceki hukuki durumun yürürlüğe girmesini sağlayacağı, aşikardır.

Kökleşmiş Danıştay karalarına göre;  21.08.2008  günlü ÇED  muafiyet  kararından bir gün önceki (20.08.2008) hukuki statüye dönülmeli , ÇED Muafiyet kararına dayalı olarak Valilik ve bağlı birimlerince ve diğer idareler tarafından firmaya verilen tüm izin, onay ve ruhsatlar askıya alınmak suretiyle ve yargı kararının icapları yerine getirilmelidir

İdari Yargılama  usulünde, yürütmenin durdurulması kararları aynen iptal kararları gibi etki doğurmaktadırlar. İlgililerin dava konusu yaptıkları işlem, dava sonuna kadar ertelenir. Dava konusu işlemin, iptali veya yürütmesinin durdurulması sonucunda, bu işleme bağlı diğer işlemlerde bu sakatlıktan etkilenir. Başka bir deyişle, ilgililerin dava konusu yaptıkları idari işlemin uygulanması,  dava sonuna kadar askıya alınır. Yani henüz ortada bir iptal kararı bulunmadığı halde, iptali istenen idari tasarrufu ve onun sonucu olan işlemleri durdurur ve bu tasarruf ve işlemlerin ittihaz ve icrasından önceki hukuki durumun yürürlüğünü sağlar.’’’(Prof.Dr.Şeref Gözübüyük-Güven Dinçer…İdari Yargılama Usulü, Ank.1996, sh.460)

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir.          ( Anayasa Mahkemesi kararlarından alınmıştır)

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin vermiş olduğu köklü kararlara göre yargı kararının icaplarının yerine getirlmemesi, yargı kararının arkasına dolanılması anlamına gelmektedir. Böyle bir durum, hukukun üstünlüğü ve hukuk güvenliği ilkesinin dayandığı hukuk devleti ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. ( Bkz; www.echr.coe.int , 10/11/04,  Taskın and others v.Turkey  46117 / 99 )

HUKUK DEVLETİ İLKESİ ile Anayasanın 138.maddesi  ve İdari Yargılama Usulü Yasasının 28/4 maddeleri gereğince, anılan yargı kararının icaplarının yasal sınır olan 30 günün dolması beklenmeden hemen uygulamanızı ve şu anda  yürütmesi durdurulan ÇED muafiyet işlemi dayanak yapılmak suretiyle  sayın Valilik ve bağlı birimlerince firmaya  verilen   tüm izin, onay ve ruhsatların  askıya alınmasını, dava konusu Yuvarlakçay’da  her türlü inşai ve fiziki müdahalenin önlenmesini, yargılama süreci devam ederken  YARGI KARARININ ARKASINA DOLANILMAMASI ve YARGI KARARINI ETKİSİZLEŞTİRECEK YENİ İDARİ iŞLEMLERDEN  KAÇININILMASINI ve  dilekçemizin akibeti hakkında  yasal süresi içinde cevap verilmesini   davacılara vekaleten   arz ve talep ederim.    Saygılarımla.

Davacılar Vekili

Av. Berna Babaoğlu Ulutaş

Eki: Muğla 1. İdare Mahkemesi 30.03.2010 t. Ve 2010/342E.sayılı kararı



“MUĞLA 1. İDARE MAHKEMESİ YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI DİLEKÇELERİMİZLE İLGİLİ 17 KURUMA TEBLİĞ EDİLDİ” için 1 Yorum

  1. beti merkan 20 Kasım 2010, 09:24

    darısı diğer katliama maruz kalan alanların başına

Yorum Yazın