03 Ocak 2010 tarihli basın açıklaması

Paz Oca 2010· BASIN AÇIKLAMALARI

BASINA VE KAMUOYUNA,
3 Ocak 2010, Topgozu, Pinar

Geçtiğimiz hafta, Yuvarlakçay HES’e ilişkin üç basın açıklaması yapıldı, İlki Afken Holding’ten, şöyle; “Şirket , ilgili tüm izin ve ruhsatlara sahiptir. Hiçbir anıt ağaç kesilmemiştir ve HE Santralı kurulması için de herhangi bir anıt ağacın kesilmesine gerek yoktur; anıt ağaçların bulunması, inşaatı hiçbir şekilde etkilememiş ve bundan sonra da etkilemeyecektir.” denilmektedir. Diğer iki basın açıklaması, Köyceğiz Kaymakamlığından ve Muğla Valiliğinden
yapıldı: Özetle şunları söylediler:

  1. “Verilen izinler ve yasal çerçeve dışında bir uygulama yapılmamıştır.
  2. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi bakımından bu duyuruyu yapıyoruz.”

Valinin basın açıklamasını takiben aynı gün kendisini makamında ziyaret ettik,
DSİ’nin su anlaşmasında altı köyü koruyan hiçbir hüküm olmadığını, köylerin DSİnin
ve şirketin insafına bırakıldığını, ÖÇK’nın 07 Ocak 2009 ‘da dereye 50 metre mesafede su şişelenmesine dahi izin
vermeyerek derenin sağından ve solundan 500metre mesafenin dere yatağı korumaalanı olduğunu yazdığını, DSİ’nin resmi cevap yazısında HES için ÇED sürecinin önümüzdeki günlerde başlayacağını yazdığını, Jeologların suyun tutulamayacağını, önüne set çekilirse suyun başka bir noktadan çıkacağını, HES projenin hiçbir şekilde altı köyün ahalisiyle tartışılmadığını, halkın bu HES ‘ı istemediğini, halka rağmen HES’ın yapılamayacağını, Anıtlar kurulunun anıt ağaçların kesilmesine izin vermeye yetkili olmadığını, ilke kararı gereğince sadece kuruduklarında kaldırılıp yerine yenisinin dikilebileceğini, alınan kararın koruma amacıyla bağdaşmadığını, ağaçların sular altında kalacağını,
Üretilmesi beklenen elektrik enerjisine göre zarar verilecek doğa ve insanlar arasında orantısızlık olduğunu, kamu yararı bulunmadığını, Yasal olmasının doğru olduğu anlamına gelmediğini, çevre hakkında kazanılmış hak
olamayacağını, yeni yönetmeliğe göre, bu HES’ın ÇED sürecinden geçmesi gerektiğini,
Yönetmeliklerin üstünde yasaların ve uluslararası anlaşmaların olduğunu, Yasa ile kendisine doğayı, tarımı, kültürü, ormanı ve çevresini koruma görevi verilmiş olan üç bakanlık ve ondan fazla bağlı kuruluşun bu katliama izin vermesinin hiçbir şekilde yasal olamayacağını, HES’ına ilişkin her kararı dava konusu ederek, bu işlemlerin yargısal denetimden geçmesini sağlayacağımızı, Kamuoyuna verdiğimiz tüm bilgilerin dayanak belgelerinin varolduğunu, belgesiz hiçbir bilgilendirme yapmadığımızı Sayın Vali’ye açıkladık, Sorduğumuzda HES’ın yapılacağı alanda henüz incelemede bulunmadığını öğrendiğimiz Vali’den HES’ın yapılacağı alanı bizzat görmesini istedik.
Bu baraj projesi uygulandığında bölgede hayat değişecektir, Altı köyün su hakları DSİ nin yaptığı anlaşmayla gasp edilmiştir, Altı köyün tarımı, ürünleri olumsuz yönde etkilenecektir, Anıt ağaçlar kesilmedi, anıt ağaçlar projeden etkilenmeyecek diyen AKFEN’e ağaçların nasıl kesildiğini, alınan kararları bir bir öğrenmesini, araştırmasını sonra
basın açıklaması yapmasını ve bu projeden vazgeçmesini öneriyoruz.
Biz tarafları şeffaf ve denetlenebilir olarak bilgilendirmeye devam edeceğiz.
Elimize geçen belgeleri, uzmanların bu bölgeye ilişkin hazırladıkları raporları
sizlerle paylaşacağız.
Bizler, ulusal miras olan, korunması gereken Yuvarlakçay ve çevresine yapılanın, yapılmak istenin haksızlık olduğunu düşünüyoruz.
Geçen hafta Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için dava açtık,
ÇED muafiyeti var diye Yuvarlakçay HES’e izinler verilmiştir.
Biz isterdik ki bizim yerimizde şirket olsun, ÖÇK izin vermesin, Epdk lisans vermesin, İl özel İdaresi İmar Planını değiştirmesin, sonra da onların bu kararlarını değiştirmek için şirket dava açsın, şirket uğraşsın. Doğru olanı budur, yasalara göre olması gereken budur, Bizim, bu yöre halkı olarak şimdiki konumda bulunmamız,
bizleri böyle bir işle kurumların uğraştırması saçmalıktır. Çevreyi korumak sadece sivil toplum örgütlerinin görevi değildir, devletin bu alanda inisiyatif kullanıp, karar verirken çevreyi koruyucu karar alması yasal görevidir. Maalesef, böyle bir uygulama ülkemizde bir türlü gerçekleşmemektedir.
Görevlerini yapsınlar, doğayı, çevreyi korusunlar, korumanın ilk adımı zarar vermemektir. Bu bölgedeki çalışmaları durdursunlar. Verdikleri izinlerin iptali mümkündür, iptal etsinler. Biz suyun parasını da ödeyeceğiz, 100 kat ağaç da
dikeceğiz.

YUVARLAKÇAY’I KORUMA PLATFORMU
Muğla Barosu Başkanlığı
Köyceğiz Belediye Başkanlığı
Beyobası Belediye Başkanlığı
Toparlar Belediye Başkanlığı
Köyceğiz-Dalyan Çevre Koruma Birliği
Mimarlar Odası Muğla Şubesi
Çevre Mühendisleri Odası Muğla Şubesi
Orman Mühendisleri Odası Muğla Şubesi
Kavakarası Köyü Muhtarlığı
Köyceğiz Köyü Muhtarlığı
Batı Akdeniz Çevre Platformu
Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği
Atatürkçü Düşünce Derneği Köyceğiz Şubesi
Dalyan Turizm, Kültür ve Çevre Koruma Derneği
Doğa Sporları ve Çevre Koruma Derneği
TEMA Vakfı Muğla Temsilciliği
TEMA Vakfı Fethiye Temsilciliği
TEMA Vakfı Marmaris Temsilciliği
TEMA Vakfı Ortaca Temsilciliği
Göcek Kültür ve Turizm Derneği
Biz Kaç Kişiyiz Derneği Ortaca Şubesi
Atatürkçü Düşünce Derneği Ortaca Şubesi
Fethiye Tanıtım ve Araştırma Vakfı



Yorum Yazın

*