03 Şubat 2010: TUDEF Basın Açıklaması

Çar Şub 2010· BASIN AÇIKLAMALARI

SU HAKKI EVRENSEL TÜKETİCİ HAKKIDIR.

Su, hayatın temel öznesidir. Su, toprak ve güneş yaşamın ve tüm canlıların var olmasının temel üçlüsüdür. Bunların içinde en önde geleni ise SU dur. Su yaşamdır. Evrensel sekiz tüketici haklarından bir tanesi de Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkıdır. Bu hakkın anlamı;
Sağlık koşullarına uygun, ekolojik dengenin bozulmadığı bir çevrede yaşayarak, çevresel tehlikelerden korunup gelecek kuşaklar için doğayı koruma hakkıdır. Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı susuz mümkün değildir. Bu nedenle bu hak aynı zamanda SU HAKKIDIR. Yani yaşam hakkıdır.

SU TİCARİ BİR MAL DEĞİLDİR.

Su tüm dünyada ve üzerinde yaşadığımız coğrafyada yaşamın temel yapı taşıdır. Yaşam susuz yok olacaktır. Su alınıp satılan bir ticari mal değildir. Suya meta olarak bakan anlayış, insanı alınıp satılan bir mal olarak gören köleci anlayışla aynı kökene sahiptir. Bu nedenle su tüm canlıların ulaşmaya ve kullanmaya hakkı olduğu doğal bir varlıktır. Ancak bütün bu temel gerçeklere rağmen Türkiye’nin tüm dereleri, akarsuları, yer altı ve yer üstü suları, gölleri kaynakları son yıllarda hızla talan edilmiştir. Türkiye’de talan edilmeyen küçük bir çay bile kalmamıştır.

Trakya’dan Tortuma, Artvin’den Yuvarlakçay’a 1600 dere ve akarsu satılmıştır. Hepsinin temel gerekçesi ile HES (Hidro Elektrik Santralı) kurarak elektrik elde etmektir. Bu görünen gerekçe ve gerçeğin yalancı yüzüdür. Asıl gerekçe suların alınır satılır bir meta olarak görülmesi ve alınıp satılmasıdır. Bu talana karşı çıkanlar ise ya marjinal olarak görülmekte veya polis-jandarma copu, gazı ile kovulup dövülmekte veya hapishaneler atılmaktadır.

TORTUMLU DOĞA SAVAŞÇILARI SERBEST BIRAKILSIN.

Bunun son örneği Erzurum Tortumda yaşanmıştır. 9 Ocak tarihinde Tortum’a HES için keşif yapmak üzere gelen hâkim ve şirket yetkilileri belde sakinleri tarafından protesto edilmiştir. Özel sivil bir araçla keşif yerine şirket yetkilileri ile birlikte gelen ve kimliğini açıklamayan hakimden haberi olmayan vatandaşlardan bir kaç tanesi şirket yetkilisi zannederek araç yol vermek istememişler, araç şoförünün, aracı vatandaşların üzerine sürünce de arbede yaşanmıştır. Yaşanana arbededen dolayı beş yurttaş tutuklanmış ve Erzurum E tipi ceza evine atılmışlardır. Ersin ÇAKIR, Seyhan ÇAKIR, Atilla ÇİÇEK, Yaşar EREN, Hüsamettin YEŞİLYURT adlı yurttaşlar  20 gündür tutuklu bulunmaktadırlar. Bu su hakkını para ile satan iktidarın, karşı çıkanlara bir gözdağıdır.

KÖYCEĞİZ, YUVARLAKÇAY KATLEDİLİYOR.

Erzurum Tortumda yapılan talan ve baskı yurdun her yanındadır. Sadece bir şirkete AKFEN Holdinge satılan akarsu adedi 21’dir. Gözü doymayan şirket yutacak yeni akarsu, çay ve dereler aramaktadır. Yok etmeye başladığı son yerleşim alanlarından biriside Muğla Köyceğiz’deki Yuvarlakçay’dır. Köyceğiz bölgesini ve çevreyi acımasızca katleden AKFEN Holdinge sahip çıkan ise AKP’dir. AKP Millet Vekilleridir. Son olarak yurttaşların yaşam hakkını, su hakkını yok eden şirketlere TBMM çatısı altında sahip çıkan AKP Milletvekili Mehmet Nil Hıdır’dır. Yuvarlakçayın satılmasını, Köyceğiz gibi bir masal beldesinin yok edilmesini savunan bu vekile tüketiciler olarak soruyoruz. Siz kimin vekilisiniz? Milletin mi, Köyceğizlilerin mi?  AKFEN Holdingin mi?

Hükümete sesleniyoruz, Tortumlu tutuklu doğa savaşçılarını serbest bırakın. Göllerimizden nehirlerimizden, akarsularımızdan, derelerimizden,  pis ellerinizi çekin. Doğayı katletmeyin. Katlettiğiniz ülkemizin geleciği, çocuklarınızın ve çocuklarımızın geleceğidir.

Ali ÇETİN

Genel Başkan



Yorum Yazın

*