BASINDAN:DERYA SAZAK / MİLLİYET / ÇEVRE DOSTLARI

BASINDAN:DERYA SAZAK / MİLLİYET / ÇEVRE DOSTLARI

24 Nisan 2010
Abant, Hasankeyf ve Yuvarlakçay’ı konu alan yazılar üzerine ‘çevre dostu’ okurlardan çok sayıda e-mail aldık. Yerel mücadeleyi onlar sürdürüyorlar:
“Biz Amatör Balık Avcıları olarak yerel basından aldığımız haberler nedeniyle 4 Nisan 2010 tarihinde Abant kıyısındaydık. Ankara merkezli Rastgele Der ve Oltacılar Der, Amatör Balık Avcıları Derneği üyesi 60 kişi Abant’ta yaşananları yerinde gördük.
Ne yazık ki Milli Parklar Kanunu ile özel korunan Abant’ın üzerinde kara bulutlar var.
‘Abant bizim değil gelecek nesillerindir’ sloganıyla http://www.abantyokoluyor.com/ sayfasını açarak destek istedik.
4150 kişi bu kampanyaya katıldı.
Göl çevresindeki yolun genişletilmesi çalışmalarında hiç ağaç kesmedik diyenler aslında doğru söylüyorlar. Çünkü kesmeyip, kökünden sökmekteler. Binlerce ağacı yok edecekler. Ben ilk Abant alasını o gölde rahmetli ustam-babam ile 40 seneyi aşkın bir süre önce tuttum. Torunlarıma da o gölde balık avlatmak, o güzellik içinde kamp yaptırmak istiyorum.” (Tarık Ersal)
“Hasankeyf’te kamulaştırılacak araziler arasında bizim de toprağımız var. Aslında zil takıp oynamalıydık. İstemiyoruz. Paramızı aldık diyelim, sonra, baraj sorunlu olduğu için kolay kolay bitmez. Köylerimiz, mezralarımız sular altında kalacak. Hasankeyf yok olacak.
PKK’lı militanların yolları bu şekilde kesilecek deniyor.
3-5 yıl sonra bitecek bir Kürt sorunu için 1930’ların Libya’sına (çölü tamamen dikenli tellerle örmüştü İtalya) gitmeye ne gerek var?
Bu barajı isteyen bölge insanlarının çoğu binlerce dönümlük toprağı olan, devletin kredileriyle hayatlarını idame ettiren ve şu anda boğazına kadar borcun içine girmiş insanlar. 40 yıllık ömrü olan bir baraj için tüm bu eziyete, masrafa ne gerek var?” (Adnan Reşitoğlu)
“Abant Gölü’nde yapılanlar, tüm Türkiye’ye yayılmış, HES projelerinde yapılanlardan farklı değil. Örneğin, ‘Abant’ yerine ‘Yuvarlakçay’, ‘Turizm Bakanlığı’ yerine ‘Çevre ve Orman Bakanlığı’, ‘Bolu Valiliği’ yerine de ‘Muğla Valiliği’ koyun, yazınız aynı sonuca ulaşır: Yuvarlakçay’da HES yapılmasının yolu açılırken 1/25 binlik imar planında değişiklik yaparak, proje alanı içinde kalan anıt ağaçların ve endemik sığla (günlük) ağaçlarının HES sebebiyle kesilmesini de sağlamışlardır. Böylece Yuvarlakçay’ın vahşi güzelliği bozulacak, zamanla dere kuruyacak ve tüm Köyceğiz-Dalyan ekosistemi geri dönüşü imkânsız şekilde zarar görecek. Bu katliam da sözde enerji adına, devlet eliyle gerçekleştirilecek.
Yuvarlakçay’dan hayat bulan köylüler çocukları ve gelecekleri adına suya ve doğaya sahip çıkarak 21. yüzyıl Türkiye’sine çevre dersi veriyor.
Bir dahaki gelişinizde Sarsala’yı tanıyamayabilirsiniz, çünkü bir arıtma tesisi yapılıp yolunun da asfaltlanması söz konusu!“ (Murat Demirci, Yuvarlakçay’ı Koruma Platformu)



Yorum Yazın

*