Bir Referandum da HES’ler İçin Yapılsın!

Yeşil Hafiye olarak Radikal.com.tr’ye, ilk olarak Türkiye’nin son yıllardaki en büyük çevre meselesi olan hidroelektrik santralarını (HES) yazarak başlamıştım. Bu hafta peşini kovaladığım başka bir konuyu yazmaya karar vermiştim ancak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize İkizdere’deki HES açılışını yapması ve oradaki konuşması kararımı değiştirmeme neden oldu. Erdoğan’ın İkizdere’deki konuşmasından, çevreciler için neler söylediğinden herkesin haberi oldu. Fakat İkizdere’de Başbakan Erdoğan’ın gelişiyle ilgili neler olduğuna dair insanların bilmediği konular var.
İkizdere’ye daha önce birkaç kez gitmiştim. Karadeniz sahilinden İkizdere’ye yeşillikler içinde ilerlerken neredeyse tüm HES inşaatlarında durmuştum. İş makineleri bir yandan dere yataklarını kazarken, bir yandan da ortalığı tozu dumana katıyordu. Vadinin sonu Cimil Yaylası’na uzanıyordu. En son ilkbaharda gittiğim Cimil’deki şelaler, dereler, bitkiler cennetten bir parça gibiydi.
İkizdere’nin, Cimil’in güzelliklerine fazla kaptırmadan konuya geri dönelim. Başbakan Erdoğan, önceki gün İkizdere’de yapımı tamamlanan vadideki 24 HES’ten biri olan Sanko Holding’in yaptığı Cevizlik HES’in açılışını yaptı. Ve orada çevrecilere ‘bazı tipler’ şeklinde eleştirilerde bulundu. Başbakan’ın konuşmalarını tekrar etmeye gerek yok. Ancak daha önceki gözlemlerim, İkizdereliler ve bölgedeki sivil toplum örgütü temsilcilerinden öğrendiğim şu detayları anlatmakta fayda var:
* Vadinin tamamı 78 kilometre. Üç yıldır bozuk olan, her tarafı çukurlardan köstebek yuvasına dönen toprak yollar üç günde düzeltildi. Bazı yerleri asfaltlandı. Trafik işaretleri konuldu.
* İkizdere’de bir hafta önce beş bakanın katılımıyla başka bir etkinlik düzenlenmişti. Gerek o bakanlara gerekse Başbakan’a yöre halkının HES’lere karşı tepkisini anlatmak için yol boyunca pankartalar asılmıştı. ‘Turizme Evet, HES’lere Hayır’, ‘Suyumuza Dokunma’, ‘Dereler Özgürdür Özgür Akacak’ yazılı tüm pankartlar Başbakan gelmeden önce toplandı. Yerine ‘Referandum’a Evet’ bayrakları asıldı.
* Tüm hazırlıklara rağmen Başbakan Erdoğan, karayolu yerine havayoluyla İkizdere’ye geldi. Açılış yerine 10 kilometre uzaklıktaki İkizdere’nin merkezine gelen Erdoğan, buradan tören alanına karayoluyla gitti.
* Erdoğan vadideki HES çalışmalarını göremedi. Gerçi Başbakan gelecek diye vadide ortalıkta çalışma yapan bir iş makinesi kalmamıştı.
* Sanko Holding tarafından yapılan HES’in açılışında koruma ordusunun dışında 50 – 60 kişi vardı. Bunların içinde bölge halkından kimse yoktu. Katılanların tamamı SANKO ve bağlantılı şirketlerde çalışanlardan oluşuyordu.
* HES ile ilgili protestolar beklentisi nedeniyle çevre illerden özel harekat polisleri, askerler, çevik kuvvet yoğun güvenlik önlemleri almıştı. Açılışın yapıldığı yere park eden araçların üzerinde yazan ‘HES’lere Hayır’ afişleri bile güvenlik güçleri tarafından söküldü.
* Başbakan gelecek diye tünellere alınan ve taşlık kural bir dere yatağına dönen İkizdere’ye suyunun neredeyse tamamı geri verildi.
* HES tünellerinde balıkların geçiş yapması için yapılan ancak normalde suyu neredeyse hiç kalmayan ‘balık yolları’nın önü küçük bir göle döndü.
Başbakan HES’lere karşı mücadele eden çevreciler için ‘bazı tipler’ dedi. Ve çevre için mücadele edenlere yüklendikçe yüklendi. Şu anda Türkiye’de nerede bir HES projesi varsa orada bir sivil toplum örgütü kurulmuş durumda. Trabzon’da, Antalya’da, Rize’de, Muğla’da, Artvin’de, Kastamonu’da Türkiye’nin dört bir tarafında HES’lere karşı yoğun bir mücadele var. Üstelik bu mücadelenin içinde bir çok akademisyen de bulunuyor. HES’lere tümden karşı çıkanlar olduğu gibi mantıklı eleştirilerde bulunanlar da var.
HES’lerle mücadele içinde olan çok sayıda sivil inisiyatif geçen yıl Rize İkizdere’de bir araya gelerek Türkiye Su Meclisi’ni kurdu. 54 dernek, platform, meslek odası ortak mücadele etme kararı aldı. HES’lere karşı ortak irade ürünü olan mail gruplarında her gün onlarca mail dönüyor. Binlerce insan HES’lerin çevreye zararı olduğunu söylüyor. Gerekçelerini de tek tek sıralıyor. Acaba tüm bu insanlar ‘bazı tipler’den mi?

Kaynak: Radikal Gazetesi



Yorum Yazın

*